Aile Hukuku
Velayet Davalarında Çocuğun Üstün Yararı
5 Ocak 2026
Hâkim, velayet konusunu karara bağlarken Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve TMK 339-351 hükümleri çerçevesinde çocuğun üstün yararını esas alır. Anayasa Mahkemesi, AYM içtihatlarında bu ilkenin sadece bir kriter değil, kararın temel belirleyicisi olduğunu vurgulamıştır.
Çocuğun yaşı, cinsiyeti, anne-baba ile kurduğu bağ, eğitim durumu, kardeşleriyle ilişkisi ve kendi iradesi (özellikle ergin olmaya yaklaşan çocuklarda) değerlendirilir. Yargıtay uygulamasında 8 yaş ve üzeri çocukların iradeleri sorulmakta, ancak bu görüş bağlayıcı sayılmamaktadır.
'Anne bakım ve şefkatine muhtaçlık' kriteri, küçük yaşlardaki çocuklar için Yargıtay tarafından uzun yıllar uygulanmıştır. Ancak son dönemde bu kalıbın esnetildiği, her dosyanın somut koşullarına göre değerlendirildiği, babanın da bakım kapasitesinin eşit ağırlıkta incelendiği görülmektedir.
Pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacı raporları, kararın temel dayanaklarındandır. Mahkeme, gerekirse uzman görüşüne resen başvurur. Tarafların ekonomik durumu önemli olsa da tek başına belirleyici değildir; nafaka kararıyla bu fark dengelenebilir.
Velayet kendisine verilmeyen tarafın kişisel ilişki hakkı korunur; ancak çocuğun yararına aykırı bulunan hallerde (şiddet, ihmal, alkol-madde bağımlılığı) bu hak sınırlanabilir ya da kaldırılabilir. Kişisel ilişki kararının ihlali, velayetin değiştirilmesi sebebi olabilir.
Velayet kararı, koşulların değişmesi halinde her zaman değiştirilebilir. Çocuğun rahatsız edilmesinin tek başına yeterli olmadığı, ortamın çocuğun üstün yararına aykırı hale gelmesi gerektiği aranır.
